Kategori: Yazılar

  • APP-Time schedule

    Windows bilgisayar için tasarlanmış sistemi kapatma zamanlayıcısı

    Continue Reading

  • Özlemek Hakkında

    Bazen neyi özlediğini bilmeden bir şeyleri özlersin. Yaşananlar olur bazen, bazen de yaşanabilecekler. Orada takılıp kalmak yanlış olur belki ama doğruyla işin olmaz her zaman. Kalbin olduğu yerde gurur ve kibir olmaz. Mantık zaten olmamalıdır. Özlemek, biraz da ne istediğini bilememektir. Çünkü özlemek, kavuşabilme ihtimalini içinde taşır. Bu ihtimal; umursamamakla, yanında istemek arasında iki uçta

    Continue Reading

  • Pazar sancıları III

    Gecenin nemi düşmüş gözlerime. Biraz durup nefes almaya, düşünmeye fırsat buldum bu hafta. Keşke bulamasaydım; işler, evraklar, gidilecek yerler üst üste birikseydi de zihnim oradan oraya koştururken yorulsaydı. Düşünmeye fırsat bulamadan uykuya dalsaydı keşke. Ne yapıyorum, ne yaşıyorum, neyle tutunuyorum hayata, nereye gidiyorum, neye varacağım? Neyi kaybettim, ne kazandım. Neyi yitirdim, ne kaldı benimle? O

    Continue Reading

  • Pazar XVIII.I

    kule yalnız, hikaye tanıdık… Ardı ardına yazmak hiç hayra alamet değil… Güzel birkaç cümle kuralı çok olmamıştı oysa; hepsi boğazımda düğümlendi. Sanki hayalini kurup özenle çizdiğin o resim, daha boyası kurumadan tozlu bir rafa kaldırılmış gibi… Ne kadar da hızlı tüketiyoruz zamanı, Kararlar aceleci, duygular bir anlık. Savaşmak için silahlara ne gerek? Dilimiz yeterince sivri,

    Continue Reading

  • Cuma mesaisi II

    Bazı hayal kırıklıkları vardır; bağırmaz, çağırmaz, sızlanmaz. Sadece insanın ruhundan bir parçayı söküp alır ve geriye derin, sessiz bir eksilme bırakır. Zamanla fark edersin: Daha az beklersin, daha az anlatırsın ve en nihayetinde daha az inanırsın. Bu bir korunma refleksi değil, bu “öğrenilmiş bir kabulleniş”tir. İstediklerinin gerçekleşmemesi can yakmaz aslında. Asıl yoran, istemenin bile gereksiz

    Continue Reading

  • İnsanın Büyük Yanılgısı

    İnsan ne garip… Dünyaya gözlerini ağlayarak açar ama veda ederken gülüp oynayarak gideceğini sanır. Oysa zamanın çarkları değişse de insanın kaderi değişmez. Ne mutluluk sonsuzdur bu hayatta ne de keder kalıcı. Aslında tüm o büyük kavgalarımız; bir anlık zafer, içten bir gülüş ve hepsinden öte, birazcık “sevilmek” uğruna değil mi? Sadece sevilmek için yaşıyor, sevilmek

    Continue Reading

  • Korumalı: kalbi ısıtan

    Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.

    Continue Reading

  • Bir yıla geç kalmak

    2026’ya geç kalmış gibi hissediyorum. Pek çok şeye makul ölçülerde geç kalmak normaldir pek tabi; buluşmalar, toplantılar, yemekler, eğlenceler… Ama bir yıla nasıl geç kalınır, onu hiç tahmin etmedim. 2025’in vedası çok sönüktü. Belki de bu yüzden yeni yılla buluşmak için fazla heyecan duyamdım. Sessiz sedasız geldi 2026. Heyecan uyandırmadan, söz ettirip merak ettirmeden. Her

    Continue Reading

  • Love is

    Geçenlerde, ne zaman alıp bir kenara attığımı bile hatırlamadığım o Şıpsevdi sakızlarından birini buldum. Hani şu içinden “Aşk şöyledir, böyledir” diye cümleler çıkanlardan… Her seferinde gülerek bakıyorum onlara. Aşkı birkaç kelimeyle özetleyebileceğini sanan o tuhaf sakız fikrine. Aslında jelatini açarken fark ettim; mesele sakız değil.  Mesele, aşkın kelimelerle anlatılıp anlatılamayacağı.  Düşüncelerim de tam burada düğümlendi.

    Continue Reading

  • Cumartesi mesaisi

    Yazmayalı uzun zaman olmuş. Bugün güzel bir cumartesi; yorgun ama keyifli. Bazen insanın keyfi, yorgunluğun içinden süzülüp geliyor. Son zamanlarda “kongre tadı” diye bir şey keşfettim. Uykusuzlukla başlayan sabahlarda, göz biraz daha net görsün diye mideye indirilen üç bardak kahve… Yanında birkaç kurabiye… bolca sigara; Hepsinin toplamında ağızda kalan o tarif edilmesi zor, samanımsı geçmeyen

    Continue Reading