Kategori: Yazılar

  • Ekim

    Yılın o zamanı geldi. Havalar serinledi, yapraklar dökülüyor, gökyüzü zamansız yağmurlarla bulutlanıyor. Kuşlar çoktan göçtü, ice latte içenler azaldı. Bu mevsim bana her zaman eğlenceli gelir, karikatür gibi. Sokakta yan yana yürüyen iki insan görürsünüz: Biri montuna sarılmış, diğeri hâlâ askısıyla dolaşır. O an hangisine daha yakın hissedeceğime karar veremem. Sadece aynı şeylere maruz kalan

    Continue Reading

  • Didim

    6 Eylül Cumartesi Saat sabahın dördüne gelmiş. Didim Altınkum. Henüz ne yatmışım ne kalkmışım. Geceye geç, sabaha erken bu zamanı sindirememiş bir hâlde, bir şezlong üzerinde hem sarhoşları hem dalgaları dinliyorum. Burada altıncı günüm. İstanbul’un boğucu gürültüsünden, bitmek bilmeyen hengâmesinden kaçıp kendimi bu sessizliğe bırakalı bu kadar olmuş. Deniz, kum, güneş… bir şey eksik. Sanki

    Continue Reading

  • Kaza

    Evde, her şeyi kapının önünde bırakarak geçirdiğim günleri çok özlemişim. Hiç kimseyi beklemememe rağmen kapının önünde tutuklandığımı fark ettim. Hayale daldığım sırada, kapının kendi kendine açılması ve içeri bir öcünün girmesi anlatılacak harika bir olay olurdu; ama ben başka, daha derin düşüncelere kapıldım. Masamda duran dergideki yazar, “Bir yerin başladığı, başka bir yerin bittiği o

    Continue Reading

  • Pazar Sancıları II

    Yine bir pazar, yine bir sancı. Sancılarla dünyaya gelen insanın, hayatına yeni sancılar eklemesi ve sancılarla yaşamını sürdürmesi pek de şaşırtıcı değil. Yine bir pazar… Hem de astrologlara göre ay tutulması var. Elle tutulur pek bir şey olmayınca, ay tutulması insana pek önemli geliyor tabii. Hayatımdan sancıları çıkaramadığım sürece, yeni bir ritüelim var: sancılarımı paylaşarak

    Continue Reading

  • aşk ve nefret

    Aşkın nefretin aynı yerden türediğini daha önce duymuştum; Ama aşkın ve nefretin bir araya geldiği zaman ve ikisini aynı anda yaşamanın mümkün olduğunu fark edene kadar bu birlikteliğin ne denli yıkıcı olabileceğini tahmin bile edemezdim. İçimizde kurduğumuz küçücük krallıkları, hayal cennetlerimizi yıkmak için ne bombalara, ne dev ordulara, ne de korkunç silahlara gerek var. Bazen sadece

    Continue Reading

  • Pazar Sancıları I

    Yazın gelmesiyle birlikte kalabalıklar çoğaldı; sesleri de. Atılan kahkahalar, bugün hafif bir huzursuzluk yaratıyor. Bu pazar, kimseyi mutlu görmeye dayanamıyorum. Oysa kış boyunca, bu aynı kahve mağazasında insanların ne kadar mutsuz olduğuna hayıflanırdım. Bugünse, önümde zift gibi bir kahve. Kafeine boyun eğmişim; spordan önce minicik bir motivasyon arıyorum kendime. Hiç bencil olmadım diye övünürdüm. Kendim

    Continue Reading

  • Zırvalar II

    Hayatta en iyi yaptığım şeylerden biri kaslarımı güçlendirmek. Peki, bunca zaman boyunca kalbimi güçlendirmeyi nasıl oldu da atladım ya da başaramadım? zayıf kalmasına neden izin verdim? 3 set 10 tekrar lovebombing 3 set 8 tekrar ghosting Aynaya baktığımda fena olmayan bir beden görüyorum. Güçlü, belli ki emek verilmiş. Programlar, tekrar sayıları, setler… Hepsi bir sistem

    Continue Reading

  • Tekrar yazmak

    Her şeyde yaptığım gibi bu web sitesine de yazmaya çok yüksek motivasyonla başlamıştım. “Hadi bakalım, bu sefer olacak,” demiştim(14 defa falan). Ama zamanla burası da diğer eksik “şeyler” gibi halının altında kendine güzel bir köşe buldu. Şu an tam anlamıyla “taslaklar çöplüğü” gibi… Hâlâ hayal ettiğim haliyle değil. Hâlâ Çook eksik. Belki de mesele zaten

    Continue Reading

  • Güncelleme Eylül

    Aradan geçen zaman uzadıkça, bir şeyleri anlatmaya başlamak giderek zorlaşıyor. Son yazımdan bu yana, iki ekonomik kriz, iki-üç savaş ve bir genel seçim geçti. Küçük mücadelelerimizin içinde, farkına varmadan zamanın ne kadar hızlı aktığına şahit oluyoruz. Yaklaşık sekiz aydır Rectus Medikal bünyesinde çalışıyorum. İşler yolunda; bugün, dünden daha fazla şey biliyor ve sürekli yeni şeyler öğreniyorum. Kendi

    Continue Reading

  • 21 yaşım

    21 yıl geçmiş…. Dünyaya olan ilk haykırışım ve çığlığımın üzerinden bugün tam 21 sene geçmiş. Dile kolay 7671 gün. Düşününce insan ömrünün 70-80’e dayandığı şu zamanlarda hayatımın sadece 4 de 1’ini harcamışım. Zamanımı genel olarak iyi bir insan olmaya ve obsessive biçimde kendim için en iyi olanı yapmaya çalışarak harcadım. İlk dediğimi becerebildim mi emin

    Continue Reading