Cumartesi mesaisi

Yazmayalı uzun zaman olmuş. Bugün güzel bir cumartesi; yorgun ama keyifli.

Bazen insanın keyfi, yorgunluğun içinden süzülüp geliyor.

Son zamanlarda “kongre tadı” diye bir şey keşfettim. Uykusuzlukla başlayan sabahlarda, göz biraz daha net görsün diye mideye indirilen üç bardak kahve… Yanında birkaç kurabiye… bolca sigara; Hepsinin toplamında ağızda kalan o tarif edilmesi zor, samanımsı geçmeyen tad.

Zamanın çok hızlı haraket ettiği ve bazen seni geçip gidiyormuş gibi hissettirdiğini oluyor mu?

Son zamanlarda pozitif şeyler de oluyor. Çevremde gördüğüm kadarıyla insanlar daha mutlu, ya da en azından mutlu olmaya daha hazırlıklı. 

Belki de insanoğlunun en büyük özelliği bu: hızlı unutmak..

Tüm yıl artan vergiler,

hapisteki başkanlar ve gazeteciler,

yolsuzluk,

şiddet,

Kumar

Hepsinin unutulması bazen yeni bir yıla, bazen bir futbol derbisine bakıyor.

Bazen de derdimiz var sanıyoruz. Unutacağımızı unutarak.

Pozitif bazı şeyler:

• Yılbaşı çorapları

• Dolapta giymeyi unuttuğun bir ceketi bulmak

• Bakkaldan sigara alırken eski Harby çikolatalarını görmek

• Eski bir arkadaştan beklenmedik bir mesaj almak

• Icardi’nin gol atması

• Sevdiğin insanları mutluyken görmek

• “Yarın konuşuruz.” deyip gerçekten konuşulmaması

• Sokakta yürürken tanımadığın birinin köpeğinin sana gelmesi

• Güzel demlenmiş bir çay

• Mesajlaşırken karşı tarafta “yazıyor…” bildirimini görmek

• Fırından eve gelene kadar ekmeğin ucunu koparıp yemek

• Hafta içi bir günün cuma sanılması

• Word’de hiç yazım yanlışı görmemek

• Yeni yıl maaş zammı

Belki de mesele mutlu olmak değil; mutluluğa razı gelmek.

Zaman bu kadar hızlı akarken, arada bir durup “burdayım” diyebilmek.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir