Mesleğimi birine açıklarken hep zorlandım. Kimseyi suçlayamıyorum bana 5 yıl önce gelseydiniz muhtemelen bende ne olduğunu bilmiyor olurdum. Fakat aylar önce birinin perfüzyonu perküsyon ile karıştırması beni çok gücendirmiş ve güldürmüştü.
Perfüzyon Latince perfusionem (Native perfusio) dökülme-akıtma “per ileri, fundare dökülme” fiillerinden türemiştir. Perfüzyon günümüz Tıp literatüründe kan akımı veya dolaşım manasında kullanılır. İşi perfüzyonu yönetmek olan kimseye ise Perfüzyonist (İng. clinical perfusionist) denmekte.
Perfüzyonist kardiyak cerrahide ekstrakorporeal (vücut dışı) dolaşımı izlemek ve gerekli fizyolojik yönetimi sağlamakla görevlidir. En sık kullanılan prosedür; kalbin ve akciğerin fizyolojik özeliklerini taklit eden bir makinayı büyük damarlardan vücuda bağlayıp Homeostazı sürdürtmeye. Cerrahi alanın kansız bırakılarak işlemlerin yapılmasına olanak sağlamaya dayanır.
Kalp nakli, akciğer nakli, kapak onarımları, damar onarımları ECMO* ve VAD** implantları dahil tüm kardiyak işlemlerde Perfüzyonistlerden destek alınmakta.
Pandemi zamanında hastalarda görülen akciğer ve kalp yetmezliği durumlarında bu organların görevini üstlenen (ECMO)* yönetiminde ‘de perfüzyonistlere iş düşmekte. Dünyada en çok ölüme neden olan hastalıkların başında akciğer ve kalp hastalıkları geldiğini düşünüldüğünde bu hastalıklarda yaşanan artış ve yeni kanun düzenlemeleri yakın gelecekte Perfüzyonistlere duyulan ihtiyacı artırmakta beraber sağlık alanın en önemli mesleklerinden biri haline getirmekte.
Birçok ülkede perfüzyonist kadroları lisans programı mezunları, alt uzmanlık eğitimi almış tıp doktorları ve kardiyologlardan oluşmakta. Ülkemizde ise meslek uzunca bir dönem alaylı sağlık personelleri veya ön lisans eğitimi tamamlamış teknikerler tarafından icra edilmişti. Şu anda sınırlı sayıda üniversite perfüzyonist yetiştirse de kanun sadece bu öğrencilerin ve geçmiş yıllarda sertifika almış olan personellerin görev yapılmasına izin vermekte, bu sayede ülkemiz Avrupa standartlarını yakalamaya çalışılmakta.
*ECMO yani” Ekstrakorporal Membran Oksijenizasyonu” akciğer ve kalbin iş yükünü azaltmaya yarar. Prensip basitçe kanı bir bölgeden alıp karbondioksitini temizleyip oksijenlenmesini sağlamaya ardından tekrardan vücuda verilmesine dayanır. Bir tedavi değildir fakat hastaların hayatını kurtardığını defalarca kanıtlamıştır. Her yerde uygulanabilir, bu sebeple gelişmiş ülkelerde gereken her ortamda ECMO yapılabilmesi için ekipler, cihazlar, ambulans ve helikopterler ayrılmıştır.
ECMO
**VAD yani “Ventriküler Destek Cihazı” kalbin alt bölümlerinden(ventrikül) ana damar (aort) arasında köprü kuran mekanik bir pompadır. Resim
Fotoğraf kaynağı:https://www.lung.org/blog/about-ecmo

“Perfüzyon ve Perfüzyonist” için bir yanıt
I really liked your site. Do you mind